Av. Ümit Uysal’ın Milli Birlik Vizyonu
Av. Ümit Uysal’ın Ulusal Yansımaları
Günümüz Türkiye’sinde siyaset, yalnızca ideolojik çizgiler üzerinden değil; aynı zamanda çözüm üretme kapasitesi, halka dokunabilme becerisi ve kaynakları etkin kullanma vizyonuyla şekillenmektedir. Bu bağlamda, yerel yönetimlerin performansı, artık sadece bir belediyecilik meselesi değil, ülke siyaseti için de bir ölçüt haline gelmiştir. Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, bu ölçütü karşılayan örnek isimlerin başında gelmektedir.
Çağın Gereksinimlerine Uygun ve Halkla Bütünleşen Yönetim
Muratpaşa’da hayata geçirilen projeler, çağın gereksinimlerine uygun, katılımcı ve teknolojiyi etkin kullanan bir yerel yönetim anlayışının ürünüdür. Uysal’ın kaynaklarını yalnızca hizmete değil, aynı zamanda kalkınmaya ve sosyal bütünleşmeye yönelik kullanması, yerel yönetimlerde vizyoner liderliğin ne denli etkili olabileceğini göstermektedir.
Bu model, yalnızca Muratpaşa için değil, aynı zamanda Türkiye’de muhalefetin yeni bir yol haritası oluşturması açısından da önemli bir örnek teşkil etmektedir. Çünkü muhalefet doğru bir anlayışla yapılandırıldığında, bu ülkenin çözülemeyecek hiçbir sorunu kalmayacaktır.
Yeni Bir Uyanışa İhtiyacımız Var
Milli şuur, sadece bir geçmiş mirası değil; geleceği birlikte inşa etme iradesidir. Bugün toplum olarak içinde bulunduğumuz en büyük tehlikelerden biri, siyasi ve kültürel kutuplaşmanın derinleşmesidir. Bu kutuplaşma, ortak değerlerde buluşmayı, çözüm üretmeyi ve birlikte geleceğe yürüme iradesini zayıflatmaktadır. Oysa ki, tarihimiz defalarca göstermiştir ki; biz ancak ortak milli şuurla, dilimize ve tarihimize sahip çıkarak büyük mücadeleleri kazanabiliriz. Birlik olmadan dirlik olmaz; artık ayrılıkta değil, ortak geleceğimizde birleşme zamanıdır. Yarınlarımız için bugün susmak değil, doğrularla yol almak gerekir.
Bu noktada, “Üç hilalli evlerde doğup büyüyen biri olarak ben bile bugün Ümit Uysal diyorsam,” ifadesi, toplumsal uzlaşmanın imkânsız olmadığını, aksine sağduyulu liderliklerle mümkün olabileceğini göstermektedir. Bilge Kağan’ın veciz çağrısıyla söylemek gerekirse: “Türk, titre ve kendine gel!” Bu çağrı, bugün için yalnızca tarihî bir söz değil, aynı zamanda güncel bir ihtiyaçtır. Bir milletin sesi ne kadar farklı tondan gelse de, aynı şarkıyı söyleyebiliyorsa güçlüdür.
Emperyalist baskılarla kimliğimizin, dilimizin ve hafızamızın silinmeye çalışıldığı bir dönemde, yeniden Kurtuluş Savaşı’ndaki ruhla hareket etmek zorundayız. Ve bunu yapabilmek için, sadece sorunları tespit eden değil, çözüm üreten; halkla bütünleşebilen liderlere ihtiyacımız var.
Milli Birliği Yeniden Tesis Etmenin Vakti Geldi
Ümit Uysal’ın yerel yönetimdeki başarıları, sadece kişisel bir başarı olarak değil; aynı zamanda toplumsal birliğe giden yolda önemli bir kilometre taşı olarak görülmelidir. Toplumun geniş kesimlerini bir araya getirebilen, ortak değerlerde buluşturabilen ve kutuplaşmaya mesafeli duran bir yaklaşım, bugün Türkiye'nin en büyük ihtiyaçlarından biridir.
Bu noktada, “bu orkestranın sesi çok büyük, ama artık müziği anlamayı öğrenmeliyiz” ifadesi, sadece bir metafor değil; Türkiye’nin birlikte yaşama kültürünü yeniden keşfetmesi için yaptığım bir çağrıdır.
Vakit, ayrışma değil; ortak hedefler için birleşme vaktidir. Ve bu birliği inşa edecek liderleri desteklemek, sadece bir siyasi tercih değil, tarihsel bir sorumluluktur. Uyanmak sadece göz açmak değil; hakikati görmek, doğruyu sahiplenmek ve cesurca söylemektir. Dilerim CHP bu değerler bütününe sırtını dönmez ve seçimini ülkesinin menfaatinden yana kullanır. ‘’Yarın ola hayrola’’ diyelim.
Unutmayalım; bir milletin yükselişi, ortak aklın ve ortak vicdanın ses bulduğu yerden başlar.
Sibel Bingöl
YORUMLAR