Yazı Detayı
10 Şubat 2018 - Cumartesi 14:30
 
Rantların Arasında Kaybolan Şehir İzmir
Halime Erdoğan
 
 

İzmir, Ege’nin incisi… İzmir, Türkiye’nin gözbebeği… İzmir, yaşayan şehir, yaşanan şehir, yaşanılacak şehir… Bir sürü beste yapılır İzmir adına, birçok filme konu olur İzmir. Peki İzmir gerçekten yaşıyor mu, yaşayabiliyor mu? İzmir’in ekonomisi, İzmir’in turizmi, İzmir’in ticari hacmi, İzmir’in insanları kimler tarafından siyasete kurban ediliyor?

İzmir’in güzellikleri yanında İzmir ismiyle özdeşleşen bir cümle mevcut günümüzde ‘İzmir emekliler şehri’ diye. İzmir’i bu hale kim, kimler, hangi rant getirdi?

Bir deniz şehri olan İzmir’de büyük yük gemilerinin, turist gemilerinin yaklaşabileceği bir liman niçin yok mesela? Dış ticaretin en önemli alt yapısını limanlar oluşturuyor. Alsancak Limanı ise sadece İzmir’e değil, Antalya’ya ve tüm Ege Bölgesine hizmet veren bağlantılara sahip. Gelin görün ki, Alsancak Limanı yeni nesil gemilere hizmet veremiyor. Bu nedenle de hem İzmir’in hem de Ege Bölgesinin iş hacmi düşüyor. İzmir diğer liman kentleriyle rekabet edemiyor. Bugün düşen iş hacmi gelecekte tamamen yok olma ihtimali taşıyor. Gerileyen ticaret ile birlikte işsizlik artıyor, iş yerleri kapanıyor, gençler ailelerinin yanından ayrılarak başka şehirlere göç ediyor ve evet İzmir’de ununu elemiş, eleğini asmış emeklilerimiz, belediyelerin yaptığı parklarda, yine belediyelerin diktiği çiçekleri kokluyor.

İstatistiklere göz attığımızda Alsancak Limanının geçmişte 900 bin TEU mal elleçlediğini, günümüzde ise bu rakamın 600 bin TEU yük hacmine gerilediğini görüyoruz. Alsancak Limanına müdahale edilmediği takdirde limanın gelecekte Efes Limanı ile aynı kaderi paylaşacağı da tüm uzmanlar tarafından üstüne basılarak söyleniyor. Peki niçin yetkililer bu uyarılara ve istatistiklere karşı kör, sağır ve dilsiz üç maymunu oynuyor?

İzmir’in körfezi doluyor, her gün biraz daha kapanıyor. Ya Alsancak Limanına müdahale edilecek ya da liman kaybedilecek. Edilecek müdahale, İzmir’in yap-boza dönen yollarının, her yıl yenilenen kanalizasyon borularının maliyetini bile kapsamıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Beşiktepe ne de güzel anlatıyor;

‘Eksi 14 metre derinlik ve 250 metre genişlikte navigasyon kanalını açmak ve körfezde su akışını sağlayacak sirkülasyon kanalı oluşturmak. Bu taramadan 40 milyon metreküp malzeme yapılacak. Malzemeler ile körfezde iki adet doğal yaşam adası oluşturulacak. Saniyede 1000 metreküp olan akıntı, yüzde 40 iyileşme ile saniyede 1500 metreküpe çıkacak. Körfezi tarama maliyeti çok büyük değil.’ Diyor

İzmir’e büyük ticaret, yük ve turizm gemileri giremiyor. Ak Parti, ‘ya gelin birlikte yapalım ya da önümüzden çekilin biz yapalım’ diyor. Yapabiliyorsan yap, yapamıyorsan bırak zaten yapacaklar.

Ben de tüm İzmirliler adına İzmirli yöneticilere artık İzmir’i, İzmirliyi siyasete, siyasi rantlarınıza kurban etmeyin diyorum. Zira İzmirliler size hizmet etmeniz için oy veriyor.

 
Etiketler: Rantların, Arasında, Kaybolan, Şehir, İzmir,
Haber Yazılımı