Yazı Detayı
14 Şubat 2017 - Salı 21:46
 
MERHAMET PINARI
Yavuz YILMAZ
 
 
 
 

İnsanoğlu binlerce yıl süren varlığı boyunca, maddi anlamda hayallerin üstünde gelişmeler göstermiş, uzayı ve gezegenleri de hücreleri, atomları, mikronları da tanımış ve çözmüştür. Ancak bu başdöndüren maddi gelişmeler ve zamanın şartlarına uymak çabası yaratılışında olan bir takım cevherlerin melekelerin yıpranmasına gerilemesine hatta -neredeyse diyelim- kaybolmasına neden olmuştur.

Beşeri anlamda uydurulmuş gerekçelerle kavgalar sahnelenmekte, savaşlar tertip edilmektedir. Bunlar yapılırken tarafların dışında kadınlar, çocuklar, hayvanlar, bitkiler, topyekün dünya zarar görmekte ancak bu hazin durum bir sonraki kavgayı ya da savaşı engelleyememektedir. Bu insan kaynaklı kaosun en büyük sebebi merhametin kabul görmemesi, kendine yer bulamamasıdır.

Merhamet, modern çağın en büyük eksiği veya yıpratılmış hırpalanmış küçültülmüş değeri. Merhamet, modern çağın hastalıklarının en önemli ilacı. Her yaraya merhem, her sıkıntıya çare, her açığa yama efsunlu his.

Vicdani bir muhasebeye ihtiyacımız olduğu kesin. Bu muhasebenin tespit edeceği en büyük eksikliğin merhamet olacağı şüphesiz.

Toplumsal kopmaları incelesek arka planında müthiş bir merhametsizlik çukuru yada karanlığı ile karşılaşacağımız muhakkak.

'Komşusu açken kendi tok yatan'ı kendinden kabul etmeyen melteminin yerini bugün 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' kasırgası almışsa içinde bulunduğumuz virane dünyaya kahretme gerek yoktur, ilaç belli, yol bellidir.

Bahçesindeki çiçeğini sulayan insanın, komşu bahçeye de birkaç damla su akıtmasıdır  merhamet.

İnternette bir video izlemiştim, suya düşen kuşu boğulmaktan kurtaran ayıya ait. Ne müthiş bir görüntüydü. İki lokmada yiyebileceği bir kuşu kurtarıp kenara çekiliyor ayı. İlgi çeken video, ilginç bir olay. Bir insan için aynı ilginçlikte bir olay hayal etsek bir insanın başka bir insanı kurtarması önem sırasında birinci gelir çünkü insanın en büyük düşmanı yine insandır bu çağda. Kendine düşman, kendine rakip olan bir canlıyı yani başka bir insanı kurtarmak çok önemli bir olaydır. Kendi neslini bile kendine tehdit görme, ona düşman olmak için bahaneler bulma merhamet duygusunun kalplerden iyice çekilmesi yüzündendir.

Merhamet bir dağdan kaynayan berrak şifalı bir su gibidir. Her ihtiyacı olan ondan faydalanabilir ve hiç bir muhtaçtan esirgenmez.

Merhamet sahibi insanlar da yüce dağlar gibidir ve bağrından kaynayan merhametten herkese pay vardır, kimseden esirgenmez. Bir yoksulun ihtiyacı karşılanır, bir yetimin başı okşanır, eksiği olanın eksiği tamamlanır, acılar paylaşılır küçültülür, sevinçler paylaşılır büyütülür, düşmek üzere olana dayanak olunur, çıkmak isteyene destek olunur her hâlükârda mutluluk ve huzura zemin hazırlanır.

Merhametle yuvalar gül bahçesine, memleketler cennete çevrilir. Merhametle insanlar meleklere benzer, yürekler sevginin beslenip büyütüldüğü bağistana dönüşür.

Ayrık otu gibi, düşmanlığı insan tabiatından kazınmanın tek yolu kalplere merhamet fidanları dikmektir.

Memleketimizin ve dünyamızın üzerinde dolaşan merhametsizlik karabulutlarının tez zamanda dağılması ve güneşli çiçekli günlere ulaşmak dileğiyle...

 
 
 
Etiketler: MERHAMET, PINARI,
Yorumlar
Sayfalar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Arşiv
sanalbasin.com üyesidir