Yazı Detayı
14 Şubat 2018 - Çarşamba 12:04
 
Aşıklar Günü'nüz kutlu olsun...
 
 

14 Şubat Sevgililer gününde aklıma geldi; ‘Brahms’ı Sever misiniz?’

Benim yaşımdakiler ile edebiyat meraklıları mutlaka bilirler.

1961 Fransa - ABD ortak yapımı romantik dramatik filmdir.

Özgün adı Goodbye Again olan film sıklıkla ‘Aimez-vous Brahms?’ olan Fransızca adıyla (aynı zamanda uyarlandığı romanın da adıdır) da anılmaktadır.

Film tekrar elveda anlamına gelen İngilizce adını ise filmde gece kulübündeki siyahi...

Ben Brahms’tan söz etmeyeceğim...

Ben sevdiğim, saydığım, andığım bir dost edebiyatçıdan, Ali Rıza Ertan’dan söz edeceğim.

Bucalı Ali Rıza Öğretmenliğinin yanı sıra değerli bir şairdi...

Zaman yaratır, Konak’ta Demokrat İzmir Gazete’sine gelir ve Genel Yayın Yönetmeni Şair- Başyazar Attila İlhan ile sohbet ederdi.

Tabii ki sohbetin konusu hep kitaplar ve şiir idi...

Okan Yüksel’in de belirttiği gibi, en fazla, adının yanlış yazılmasına sinirlenen Attila İlhan’ın odasına girmeden önce de, bizimle sohbet ederdi.

Şiirlerini okurdu...

 

*- İnsanları incitmekten çekinirdi..

 

Zayıf çelimsiz, gözlüklü idi...

Üfürsen yıkılacak gibi görünen Ali Riza Ertan yufka yüreğine rağmen, yıkılamayacak, devrilemeyecek fikir ve görüşlere sahipti.

Sessiz ve sakinliğinin arkasında demir gibi bir yürek sahibi idi...

Ve bir gün acı haber geldi; ‘Ali Riza Ertan’ı kaybettik’ diye...

Ve sonra Bucalılar vefalı çıktılar ve onun adını ‘Şiir Yarışması’ düzenleyerek yaşatmaya başladılar...

Çok genç yaşta kaybettik bu üretken kardeşimizi...

Anılarımızda hep yaşıyor...

Ve inanıyorum eğer yaşasaydı, yalnız bizim ve Türkiye’nin değil, dünyanın tanıyacağı çok ünlü bir şair olacaktı...

Şimdi, Buca Belediyesi’nin düzenlediği, 22. Ali Rıza Ertan şiir yarışması ödülleri sahiplerini bekliyor.

Son başvuru 13 Nisan!

 

*- Rekor katılım olur...

 

Ülkenin dört bir yanından yüzlerce şair ve yazar, Buca Belediyesi tarafından bu yıl 22’incisi düzenlenecek Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması’nda buluşacak.

Buca Belediyesi, henüz 35 yaşında iken 1979 yılında hayatını kaybeden Bucalı şair Ali Rıza Ertan anısına bu yıl 22’incisini düzenleyeceği şiir yarışmasında yüzlerce şair ve yazarı Buca’da ağırlayacak.

Yarışmanın jüri üyeliğini Ahmet Günbaş, Halim Yazıcı, Hidayet Karakuş, M. Kadri Sümer ve Ahmet Zeki Muslu yapacak.

Yarışmanın ana ilkesi  Ali rıza Ertan’ın 35 yaşında vefat etmesinden ötürü katılımcıların 35 yaşını geçmemiş olması olarak belirlendi.

Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü kazananına 3 bin 500, başarı ödülünün kazananına ise bin 500 TL’lik para ödülünün verileceği yarışmanın ödül töreni,  20 Haziran Çarşamba günü saat 19.30'da Buca Belediyesi Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek.

 

*- Hazıra alışmışlar!

 

Başımızı avuçlarımızın içine alıp iyice düşünmemiz gerekiyor.

Anadolu köylüsü, çoğu kere ayağı çarıksız bir şekilde, açlıktan kırılırken,

o günkü siyasilerin dünyalık hırsları uğruna, o cepheden bu cepheye savrulurken, devlet nelerle meşgul olmuş.

Biraz sonra anlatacağım.

Size bir şey diyeyim mi?

Ortadoğu’daki Arap topraklarının elimizden çıkmasının en mühim sebeplerinden birisi de İngiliz altınının Osmanlı altınına galebe çalmasıdır.

Yani hazinede Araplara gönderecek altın kalmamasıdır!

İşin doğrusu; Arapların 600 senedir sömürdüğü ülkedir,Türkiye!

 

*- Buna ne demeli?

 

Ünlü tarihçimiz Ord.Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı diyor ki:

‘Osmanlı hükümdarları içinde Mekke ve Medine’ye ilk defa Sürre (para kesesi/para çıkını) denilen iane gönderen Yıldırım Bayezid ile oğlu Çelebi Sultan Mehmed’tir.

Bundan sonra oğlu İkinci Murad, her yıl Mekke, Medine, Kudüs ve Halil ül rahman’a üç bin beşyüz filoriden (altın lira) mürekkep sürre yollardı. 855.Hicri, 1451 Miladi senesinde gönderilen sürre miktarı sekiz yüz bir kese imiş.

Yine aynı hükümdar Ankara’nın Balık Hisarı mıntıkasındaki köylerin hasılatını Mekke’ye vakfettiği gibi, tertip ettirdiği 850 H. Recep ve 1446 M. Eylül sonu tarihli vasiyetnamesinde Mekke ve Medine fıkarasından her birine üçer bin beşer yüz filori tahsis etmişti.

 

*- Bildiğimiz ve bilmediğimiz...

 

Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul fethini müteakip göndermiş olduğu sürreden başka diğer senelerde ne kadar sürre gönderdiğini bilmiyoruz. Oğlu İkinci Bayezid’in sürresi yarısı Mekke, yarısı Medine halkına mahsus olmak üzere on dört bin duka altını (Venedik altın akçesi) idi ve her sene kurban bayramında bu sürre Mekke’ye gönderilmiş olurdu.

 

*- Sürre’yi iki katına çıkarmıştı!

 

Yavuz Sultan Selim, babasının sürresini iki misline çıkarmıştı.

Bundan başka Yavuz, Mısır’ı aldıktan sonra şeriflere beşer yüz duka yollamış ve ayrıca meşayihe altışar sikke ve Medine âyanına üçer duka ve Mekke’nin dışına çıkarılıp birer birer sayılan fakirlerden her birine de birer duka verdirtmişti.

Mecmuu (toplamı) iki yüz bin duka altın olan bu para ile ayrıca yollanan zahire 923 H. 1517 M. de ilk Sürre emini tayin olunan Emîr Muslihuddin ve Mısır’dan gönderilen iki kadı ile Mekke’ye yollanarak her iki şehir halkına dağıtılmıştı.

 

*- Sadakat-ı Rumiye!...

 

Bundan sonra her sene Osmanlıların sürre yollamaları âdet oldu ve Haremeyn yani Mekke ve Medine ahalisi bu sürreye Sadakat-ı Rumiye adını vermişlerdi…’

 

*- Bize bağlanmalarından çok önce!

 

Yukarıdaki bilgilerden dikkatimizi çeken, Osmanlı’nın, Hicaz’a olan ilgisinin ve yardım göndermeye başlamasının, bu bölgenin Osmanlı’ya bağlanmasından yaklaşık bir asır öncesine kadar gidiyor olmasıdır.

Hicaz 1517’den sonra Osmanlı idaresine geçtiğine ve Yıldırım Bayezit’in iktidarı 1402’de sona erdiğine göre, ortaya böyle bir sonuç çıkmaktadır.

 

*- İngiliz altınları...

 

Falih Rıfkı Atay, Birinci Cihan Harbi sırasında yedek subay olarak görevli olduğu Suriye Filistin cephesindeki anılarını anlatırken derk ki; ‘Arabistan ve Irak çöllerinde yarı bağımsız şeyhlikler ve emirlikler olduğunu bilirsiniz.

Bunlar, oturulan toprakla deniz arasındaki boşlukta hüküm süren devlet taslaklarıdır. Şeyh ve emirlere denizden İngiliz altını ve karadan Osmanlı altını gider…’

 

*- Şanını biz yükselttik

 

Ünlü tarihçi Cemal Kutay ise şöyle der bu konuda:

‘Mısır, bütün Arap Yarım Adasını bir anda aleyhimize ayağa kaldıracak İngiliz tahriklerinin merkezi olmuştu.

Su gibi İngiliz altını akıyordu…’

Evet, Osmanlı, Türk’ün sancağını üç kıtada dalgalandırarak Türklüğün ve İslam’ın şanını pek yüceltmiştir.

Ancak Osmanlı, aynı zamanda neredeyse Türk’ün soyunu da kurutma noktasına getirmiştir.

Cumhuriyet ise 13.7 milyon olan Anadolu Türk’ünün sayısını, bugün itibarıyla 80 milyona çıkarmıştır.

Bu bile, birilerinin yıkmaya azmetmiş gözüktüğü laik cumhuriyetin bir başarısı olarak kabul edilmelidir.

 

*-  Bizi sömürüyorlar...

 

Arapların 600 yılı aşkın süredir devam eden Türkiye sömürüsü, halen devam etmektedir.

3.5 milyon Suriyeli Arap’ın yıllardır bakılmasına ve iddiaya göre 2 milyon Suriyelinin daha gelecek olması sanırım bu sömürünün boyutunu gözler önüne seriyor.

Türkiye’nin alayıvala ile kargo uçaklarıyla ve gemilerle Katar’a yardım yapmasının üzerinden sadece 6 ay geçtikten sonra Katar, ABD’den 1.1 milyar dolarlık silah alımı yaptı,

2014 yılında ise aynı ülkeden tam 11 milyar dolarlık silah alımı yaptı.

Hadis, ‘Veren el alan elden üstündür’ diyor ama bunlar için değil herhalde.

Tamam,  ‘Bütün müminler kardeştir de, Arap ülkeleri, neden bize daha ucuza petrol ve doğalgaz vermezler?

Ya da ‘Zeytindalı’ harekâtımızı desteklemezler ve Amerikalılar gibi karşı çıkarlar?

 

***-

GÜNCEL

 

*-Sinemada Youtuber rüzgarı

 

Türkiye’de son dönemde internetin fenomen YouTuber’larının çektiği filmler peş peşe vizyona girerken, izleyicinin bu filmlere gösterdiği ilginin beklenenden yüksek olması da dikkat çekti.

Enes Batur’un 19 Ocak’ta vizyona giren ‘Enes Batur Hayal mi Gerçek mi?’ filmi ilk 3 günde 454 bin 373 kişi tarafından izlenirken, vizyondaki yolculuğuna devam eden filmin daha şimdiden 1 milyon seyirci barajını da aştığı belirlendi.

Film çeken bir başka YouTuber olan Halil Söyletmez’in sosyal medyada yarattığı karakter Cumali Ceber'in sinemaya uyarlandığı Cumali Ceber: Allah Seni Alsın 4 Ağustos 2017’de vizyona girerken, 2.’sininde çekilmesi gündemde olan film ilk 3 günde 128 bin 564 seyirci sayısına ulaştı.

9 hafta vizyonda kalan film, ilk iki hafta üst üste hafta sonunu lider bitirirken toplamda 461 bin 349 seyirci tarafından izlendi.

 

*- OHA Diyorum …

 

Youtube'da ünlü olan ‘OHA Diyorum’ ekibinin aynı isimle çekilen filmi ‘OHA Diyorum’, ilk 3 günde  111 bin 960 seyircinin ilgisini çekti.

3 Kasım 2017’de vizyona giren film 7 hafta vizyonda kalma başarısı gösterirken toplamda ise 230 bin 588 seyirci tarafından izlendiği tespit edildi.

 

*- Solistler yarışacak!

 

Alsancak Rotary Kulübü'nün 9-15 Şubat tarihleri arasında düzenlediği ‘11. Ulusal Genç Solist Yarışması’nın Finali 15 Şubat Perşembe saat: 20.00'de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde gerçekleşecek.

 
 
Etiketler: Aşıklar, Günü'nüz, kutlu, olsun...,
Haber Yazılımı