Haber Detayı
09 Aralık 2016 - Cuma 18:47
 
Benim sonum yok Baba diyordu…
EGEOLAY/Karbon monoksit zehirlenmesi sonucu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne getirilen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak beyin ölümü gerçekleşen 3 buçuk yaşında ki bir çocuğun organları böbrek nakli bekleyen iki küçük kız çocuğuna umut oldu.
Ege Haberi


Ege Üniversitesi Hastanesine getirilen hastanın beyin ölümü gerçekleşince tetkikleri yapılmak üzere acilen organ nakli listesinde  görünen en uygun 4 hasta çağırıldı. Test sonuçlarında en iyi klinik durumdaki iki hastaya nakil yapıldı. Ameliyatları Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun ve ekibi gerçekleştirdi.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne karbon monoksit zehirlenmesi sonucu 3 buçuk yaşında bir çocuk getirildi. Küçük çocuk yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak beyin ölümü gerçekleşti. Hayatını kaybeden çocuğun organları Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi Nefroloji Servisinde böbrek nakli bekleyen iki küçük kız çocuğuna umut oldu. 

Böbrek nakli bekleyen iki küçük kız çocuğunun hastalık evresiyle ilgili bilgiler aktaran Doç. Dr. Ahmet Keskinoğlu  “Hastalarımızdan biri 2 yıl diğeri 3 yıldır böbrek nakli bekliyor. İkisi de genetik hastalık yaşıyor. Anneden ve babadan alınan anormal genlerin çocukta birleşmesiyle ortaya çıkmış olan kistik bir hastalık. Çocuk belli bir yaşa geldikten sonra bu kistler sağlam böbrek dokusunun yerine geçip sonuçta sağlam böbrek kalmadığında böbrek yetmezliği gelişiyor ve bunun sonucu olarak da hasta diyalize bağlanıyor. Hastalarımızdan birin de polikistik böbrek hastalığı nedeniyle böbrek yetmezliği gelişmiş; daha önce Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde izlenimi yapılıp makineyle periton diyalizi yapılmış bir çocuk.. Diğer hastamızda ise bir metabolik hastalık mevcut. Bu metabolik hastalık da sistinozisli bir hasta. Vücudun aminoasit maddeleri grubu var. Bunların çevriminde bir problem olduğu için böbrek hasarı gelişiyor. Türkiye’de böyle genetik hastalıklar azımsanmayacak kadar çok aslında” dedi.

 

Doç. Dr. Keskinoğlu, “Böbrek takılan hastalardan biri 14 buçuk yaşında. İlk olarak ameliyata o girdi. Yapılan nakil sonrasından idrar çıkışı hemen başladı. Biz ameliyat öncesi ve sonrası hazırlık tedavilerini verdikten sonra vücudun savunma sistemini baskılamamız gerekiyor. Böbrek yabancı bir doku olduğundan vücut onu atmak için hemen mücadeleye başlar. Sonuç olarak bizim yaptığımız tedavilerden sonra durumu şu anda stabil olarak devam ediyor” dedi.

“NAKİL YAPILIRKEN ZAMAN DİLİMİ NE KADAR KISA OLURSA O KADAR YARAR SAĞLAR”

Doç. Dr. Keskinoğlu, “Nakil yapılırken zaman dilimi ne kadar kısa olursa o kadar yarar sağlar. Eğer hasta böbrek kadavradan alındıktan bir gün sonra değil de üç gün sonra nakil olursa; o böbreği ne kadar iyi tutarsa tutsun böbrek uzun süre yaşayamayabilir veyahut iyi performans gösteremeyebilir” diyerek  nakil sürecinde sürenin önemine dikkat çekti.

Çocuğun böbrek yetmezliğine yol açan bazı hastalıklarda, hastalık takılan böbreklerde de aynen tekrar edebileceğini söyleyen Doç. Dr. Keskinoğlu “İşte o zaman eliniz kolunuz bağlanıyor. Buna yönelik tedavilerin bir kısmı çok başarılı bir kısmı da başarısız oluyor. Başarı elde edemediğimizde hasta yine başa dönmüş oluyor. Yine bu takılan böbrek de bir önceki böbrek gibi kaybedilebiliyor. Böyle durumlarda mecburen bu hastalar tekrar diyalize dönüyorlar” dedi. 

Çocuk hastaların ilaç kullanımında yaşadıkları sorunlara değinen  Doç. Dr. Keskinoğlu, “Nakil sonrası hastaların hayat boyu kullanması gereken ilaçlar var. Ergenliği de dikkate alırsak çocukların bir kısmı okul sürecinde kullandıkları ilaçlar sebebiyle arkadaşları tarafından rencide edilebiliyor ve dolayısıyla bu çocuklarımız muhakkak içmesi gereken ilaçları çöpe atıyorlar. Bir hastamız ne yazık ki buna benzer bir olaydan sonra ilaçları içmedi ve bu durumu ailesinden gizledi. Dolayısıyla önce nakledilen böbreğini sonra da karaciğerini kaybetti. Aileleri ve öğretmenleri bu konuda olabildiğince dikkatli olmaya davet ediyorum” diye konuştu.

 

“HEPİMİZİN BU FARKINDALIĞIN OLUŞMASINDA SORUMLULUKLARI VAR”

Böbrek nakli başarılı geçen küçük hasta Hülya Karabıyık (14) “Bundan sonra kendime ve beslenmeme çok dikkat edeceğim. Okula hemen başlamak istiyorum” dedi.

Hülya Karabıyık’ın  babası Ali Karabıyık  “Ameliyatı iki yıl boyunca bekledik. Uygun bir organ bulunana kadar uyuyamıyorduk. Benim için gece ile gündüz yok olmuştu. Her an telefon çalacak diye tetikteydik. Haberi aldığımız an sevinmekten çok telaşlandık ve apar topar hastaneye geldik. Hatta yoldayken kırmızı ışıktan bile geçtik. Şoföre ‘Kendi arabam yok, ne olur bir an önce hastaneye varalım ne ceza gelirse ben ödeyeceğim’ dedim. Ameliyat süreci benim için çok zordu ve çok stresliydim fakat iyi olduğunu duyunca rahatladım. Dört gündür buradayız, eve gitmedik. Kızımız tamamen iyileşti ya önemli olan bu” diye konuştu.

Baba Karabıyık “Kızım okulunda çok başarılı bir çocuk; özellikle matematiği çok iyi fakat iki sene önce çok zor günler geçirdik. Okula gitmek istemiyordu ve bana ‘Benim sonum yok baba’ diyordu. Bu seneyi okula gitmeden geçirmek zorunda kalacak ama inşallah seneye yeniden başlayacak” dedi. 

Organ bağışına dikkat çeken baba, “Organ bağışı çok önemli. Yardım bekleyenleri kimse böylesine sevindiremez. Maalesef insanlar organ bağışına biraz önyargılı yaklaşıyor. Hepimizin bu farkındalığın oluşmasında sorumlulukları var” diyerek herkesi organ bağışı konusunda bilinçlenmeye çağırdı.(EGEAJANS)

Kaynak: (EGEOLAY) - EGE OLAY Editör:
 
Etiketler: Benim, sonum, yok, Baba, diyordu…, ,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Sayfalar
Bizim Gazete
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Arşiv
Haber Yazılımı
sanalbasin.com üyesidir ... ...